Hayvancılık

Hayvan Besiciliği


 
Özel bir beslenme döneminden geçirilerek hayvanların et kalitesi ve veriminde artış sağlamaktır. Sığır besiciliği ile bir yandan hayvanların canlı ağırlıkları artırılır.Diğer yandan et kalitesi yükseltilir.Besi işletmesinin karlılığı bu iki faktörün sağlanmasında besicinin gösterdiği başarıya bağlı olarak artar yada azalır. Beside kullanılan yemler genellikle işletme içinden sağlanır.Her ne sebeple olursa olsun sığır yetiştiricilerinin elden çıkardıkları dişi erkek genç ve yaşlı sığırlar bazı işletmeler tarafından satın alınarak et üretimi amacıyla besiye tabi tutulurlar.Bu konulardan dolayı sığır besiciliği ihtisaslaşmış bir iş alanı olarak kabul edilir.

Kaba ve kesif her iki grup yemin işletme içinde üretilmesi karlılığı garanti eder.İşletmelerde yemler girdinin %70 oluşturmaktadır.Bu konuda kaba yemler daha fazla önem taşımaktadır çünkü satn alma nakliyesi gibi masraflardan dolayı birim maliyet yükselir.

Süt Üretimi


 
Süt inekleri genellikle sabah erken ve öğleden sonra olmak üzere günde iki kez sağılır. Süt verimi çok yüksek bazı sürülerin günde üç kez sağıldıktan da olur. Sağım işlemi düzenli aralıklarla yapılmalıdır. Son 100 yılda geliştirilmiş olan süt sağma makineleri günümüzde küçük mandıralar dışında çok yaygın olarak kullanılmaktadır. İneklerin çoğu 2,5-3 yaşına gelince ilk yavrusunu doğurur. Yaşamı boyu genellikle 3-4 kez doğum yapan inekler, sütünün büyük bölümünü doğumu izleyen 4-6 haftalık süre içinde verir. Bu nedenle mandıracılar sürekli olarak sürülerine genç inekler katmak zorundadırlar. Yeni alınacak hayvanların sürüye hastalık getirmesinden korkulduğu için mandıracılar kendi hayvanlarını genellikle kendileri yetiştirirler.

Buzağı doğduktan az sonra annesinden ayrılır. Anne ile yavrunun birbirlerine alışmadan ayrılmalarının daha iyi olduğu düşünülür. Dişi buzağılar genellikle mandırada tutulur. Erkek buzağılar ise satılır ya da kesilmek üzere beslenir. Doğum yapan ineğin “ağız” denen ilk sütünü yavrunun emmesi önemlidir; çünkü bu süt besleyici olmanın yanı sıra yavruyu hastalıklara karşı da korur. Annesinden ayrılan buzağı taze süt ya da süttozundan yapılmış sütle kovadan beslenir; bu arada katı yemler yemeye, 3-4 haftalık olunca da saman yemeye alıştırılır. Yavru 6-8 haftalık olduğu zaman katı yemlere yeterince alışmış olur ve sütle beslemeye son verilebilir. Bundan sonra mevsimine göre ya saman ve kuru yemle beslenir ya da otlağa çıkarılır. Yavrunun iyi bir süt ineği olması ya da hızlı büyüyen bir kesim hayvanı olabilmesi için iyi beslenmesi gereklidir.

İnsan beslenmesinde kullanılacak sütün temiz ve mikroplardan arındırılmış olması için birçok kural konmuştur. Ahır ve sağım yerlerinin çok temiz tutulması, süt sağma makinelerini, içinden süt geçen boruları ve mandırada kullanılan öbür gereçleri her sağım işleminden sonra yıkamak ve bakterilerden arındırmak için sterilize etmek gerekir. Yıkamadan sonra kalabilecek bakterileri öldürmek için gereçler kaynar su, buhar ya da uygun bir kimyasal madde kullanılarak sterilize edilir. Sağılan sütün, sıcaklığın en kısa sürede 10°C’nin altına düşecek biçimde soğutulması gerekir; çünkü bakteriler düşük sıcaklıkta kolayca üreyip çoğalamaz. Sağılan süt her gün çiftliklerden mandıralara güğümlerle ya da soğuk hava tankerleriyle taşınır. Mandıraya gelen sütten bir örnek alınarak sütün kalitesi ölçülür, sonra süt süzgeçten geçirilir ve kalmış olabilecek bakterileri öldürmek için pastörize edilir.